ABD’de ‘Cumhuriyet Buluşması’ gerçekleştirildi

0

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, CHP’nin ABD temsilcisi Yurter Özcan’ın da katıldığı ‘Cumhuriyet Buluşması’ New York Üniversitesi’nde gerçekleştirildi

Dilek KAYA /Forum USA CHP, Amerika’da referandum turlarına başladı. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz başkanlığında toplanan heyet, ABD’ye geliş amaçlarının buradaki yeni yönetimle diyalog kanalını açmak ve ABD’nin önümüzdeki dönem Türkiye ile ilgili olarak neler planladıkları anlayabilmek olduğunu belirtti. Yılmaz ayrıca ABD Başkanı Donald Trump yönetimiyle yapılan görüşmeler neticesinde FETÖ ve PYD konusunda Türkiye’de hükümetin yansıttığının aksine pek iç açıcı bir ortam görmediklerine dikkat çekti. Ayrıca yapmış oldukları bu ziyaretler neticesinde Washington’da yararlı temaslar gerçekleştirdiklerini belirtti.

DSC_0281

“Referandum” partilerin üstünde bir konu

New York Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde yapılan “Cumhuriyet Buluşması” programında referanduma ilişkin görüşlerini anlatan Yılmaz, “Hepimizin yurttaş olarak, vatansever olarak sorumlulukarımız var. Türkiye’ye şu anda dayatılan bir rejim değişikliği ile karşı karışayız. Bu konu bir parti olayının üstüne çıkmış bir  konu, partilerin ötesinde bir konu. Ülke meselesi haline gelmiş, vatan, millet meselesi olmuş bir konu. Tüm Türkiye’nin geleceğini belirleyecek önemli bir dönüm noktası. Demokrasinin korunması için tüm seçmenlere “hayır” tercihinin öneminin anlatılması gerekiyor” diye konuştu.

Yılmaz sözlerini şöyle sürdürdü:

“Özellikle son dönemde demokrasi ile ilgili, Türkiye’nin gidişatı ile ilgili ciddi kaygılar ve sapmalar oluştu. Batıda. Türkiye’yi hep batı ittifakının bir parçası olarak gören anlayış bugün artık Türkiye’yi batıdan uzaklaşmış ama nereye yanaşacağını bilmeyen bir devlet olarak görüyor. Türkiye’nin önü hiçbir zaman bu dönemdeki kadar belirsizliklerle dolu olmamıştı. Bu referandum Türkiye’ye esasen bir şans olacak. Çünkü biz 14 yıldır bizi aşağılayan, sürekli tepeden bakan, Türkiye’de sen, ben, biz ve ötekiler ayırımı yapan, Alevisini, Kürdünü, Türkünü, Sünnisini, Çerkezini birbirine düşüren bir anlayışla karşılaştık. Bizim topraklarımızda Mevlana’dan, Yunus Emre’den okunan şiirler, Mesneviler kardeşliğimize dönük oluşurken, şu an onu yıkmaya dönük bir dil kullanılmakta. Daha önce hiçbir dönemde Türkiye Cumhuriyeti içerisinde yaşayan insanlara karşı bölücü, yıkıcı, onları küçültücü, tahkir edici, aşağılayıcı bir dil kullanılmamıştı. Türkiye’de ciddi manada bir nefret suçu işleniyor. Türkiye’de bir taraftan demokrasi olduğundan övünenler var, diğer tarafta demokrasinin gereği, demokratik tercihini kullananlara ‘terörist’ damgası vuranlar var ve yazık ki bunlar aynı kişiler. Övünenler de aynı kişiler, demokrasiyi ayaklar altına alıp çiğneyenler de aynı kişiler. Bir ikiyüzlülük, riyakarlık almış başını gidiyor.”

Yılmaz: “Bu referendum bir güç hastalığıdır”

Türkiye’de mutlakiyetçi bir tek adam rejiminin kurulmasına dönük bir çalışma olduğunu ileri süren Öztürk Yılmaz, “Bu bir güç hastalığıdır, Sayın Cumhurbaşkanı’nın şahsi bir gündemidir ve güç hastalığıdır. Sayın Cumhurbaşkanı esasen bütün güçleri fiili olarak kullanıyor. Ama bunlar yetmiyor, hem bunu bir yasal zemine oturtmak istiyor hem de bunları daha fazla artırmak istiyor” ifadelerini kullandı.

Yılmaz, referandum ile Anayasa’da yapılmak istenen değişikliklere ilişkin Venedik Komisyonunun hazırladığı raporu anımsatarak, bu rapora göre söz konusu değişikliklerin yasama, yürütme ve yargıyı ayırmak yerine birleştirdiğini, hukukun üstünlüğünü aşındırdığını, denge ve kontrol mekanizmalarını ortadan kaldırdığını savundu.

“Getirilmek istenen içi boşalmış bir parlamento”

Değişiklikle parlamentonun yetkilerinin elinden alınacağını da öne süren Yılmaz, “Getirilmek istenen; evet bizde de parlamento olacak ama yetkisi olmayacak, içi boşaltılmış olacak” diye konuştu.

Türk halkının demokrasi sayesinde başı dik gezdiğini kaydeden Yılmaz, “Referandum esasen doğru ile eğrinin mücadelesidir, iyi ile kötünün, otokrasi ile demokrasinin mücadelesidir” dedi.

DSC_0155

Salıcı: “Evet diyenler neye ‘evet’ dediğini bilmiyor”

CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı da konuşmasında referandum kampanyalarının eşit şartlarda yapılamadığını savundu.

“Hayır” kampanyalarının yasaklarla engellendiğini öne süren Salıcı, “Böyle bir ortamın içerisinde diyorlarki ‘referanduma gidelim millet karar versin’ tabiki millet karar versin. Sen bizim ağzımızı kapat millet karar versin. Sen istediğin kadar konuş millet karar versin. Sen Hollanda’ya gittiğinde sana propaganda hakkı verilmediği zaman biz buna çıktık ‘alçaklıktır’ dedik mi? dedik. ‘Hollanda’nın yaptığı yanlıştır’ dedik mi? dedik. Yabancının sana yaptığı ne kadar yanlışsa senin kendi insanına yaptığın o kadar yanlış” diye konuştu.

“Hayır” diyenlerin neye hayır dediğini gayet iyi bildiğini anlatan Salıcı, “Evet diyenler neye evet dediğini bilmiyor. ‘Neye evet diyorsun’ dediğiniz zaman hamaset yapıyorlar. ‘Vatan millet Sakarya’ diyorlar. ‘Ecdadımız’ diyorlar. ‘Reis öyle istedi’ diyorlar ama ‘Şu madde Türkiye’nin çıkarınadır, şu madde Türkiye’ye daha büyük bir istikrar getirecektir. Türkiye’nin şu anda ciddi bir ekonomik kriz problemi var, bunları aşacaktır. Türkiye’nin dış politikada ciddi sorunları var bunları ortadan kaldıracaktır’ diyebildikleri bir tek madde yok” şeklinde konuştu.

Yılmaz: “Gülen’in iadesi konusunda bir gelişme olmayacağını anlıyoruz”

New York’taki ‘Cumhuriyet Buluşması’nın ardından gazetecilere açıklama yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, Başkan Donald Trump yönetiminin kurmaylarıyla yaptıkları görüşmelerde temel olarak üç konunun gündeme geldiğini söyledi. Yılmaz, “Bunlardan bir tanesi Fethullah Gülen’in iadesinin yapılıp yapılmayacağı konusuydu. Obama yönetimi döneminde Fethullah Gülen’in iadesi konusu hep hukuki bir konu olarak gündeme getiriliyordu. Siyasi bir konu olmadığı belirtiliyordu. Bu defa bir farklılık var mı diye sorgulamaya çalıştık. Çünkü Türkiye’de hükümet temsilcileri sanki olumlu bir hava estiriyorlar, bir gelişme olacakmış gibi sunuyorlar bunu. Ancak gördük ki, Donald Trump yönetimi bu konuda Obama yönetiminden farklı bir çizgide değil. Bunu yine hukuki bir çerçevede değerlendiriyorlar, siyasi bir konu olmadığını ısrarla belirtiyorlar. Dolayısı ile bu konuda bir gelişmenin olmayacağını anlıyoruz” dedi.

Yılmaz: “ABD PYD ile işbirliğinden vazgeçmeyecek”

“Gündeme gelen ikinci konu Suriye, PYD ile ABD’nin işbirliğidir” diyen Yılmaz ifadelerini şöyle sürdürdü:

“Terör örgütü PYD ile ABD’nin Suriye’de işbirliği yapmasını, NATO müttefiki Türkiye’yi bir kenara bırakmasını yanlış bulduğumuzu belirttik. ABD’deki bürokrasinin önemli bir kısmı, Obama döneminden kalan ve PYD ile ilişkileri ön plana çıkarmaya yönelik. Bazı insanlar Obama yönetiminin Türkiye’yi idrak edemediğini, yeni yönetimle daha iyi anlaşılacağını, kendilerinin bu önemi bildiklerini belirtiyorlar. Ama PYD konusuna gelince çok farklı bir çizgide olmadıklarını, yeni yönetimin de PYD ile çalışmaktan vazgeçmeyeceğini anlamış oldu.”

Toplantıya eski İçişleri Bakanı ve Milletvekili Meral Akşener de gönderdiği video mesajla katıldı. Akşener, hayır tercihinde bulunanlara baskı uygulandığını ve zor bir ortamda referandum çalışması yaptıklarını ileri sürdü….

RESİM GALERİSİ

CEVAP VER