sultan food bazaar
Yazarlar Yazar: Subegüm BULUT

Subegüm BULUT

avatar
Yazarın toplam yazısı: 8 0 Yorum
Yazarın Aralık 12, 2016 tarihli son yazısı:

Davranış bozukluğu gösteren elemanı işten çıkarmalı mısınız?

Bu sefer ki yazımda size gerçekleri tüm açıklığıyla söylemeye karar verdim. Bir işletmeyi başarıya ulaştırmak zor. Ekonomi ne olursa olsun, Trump da gelse, dünyanın en büyük filozofu da başkanımız olsa…
Bu ayki INC dergisinde yine venture capital firmalarının yatırım yaptıkları şirketlerde batan milyonlardan söz ediyor. Girişimcilik eskiden de zordu, gerçi sermaye başarının en büyük belirleyicisi idi, insan faktörünün etkisi azdı ama şimdi daha da zor, çünkü globalleşme her şeyi çeşitlendirdi, rekabet arttı, müşteri beklentileri ince kıvrımlara ayrılmaya başladı, üretimin oyuncuları değişti. Amerika’da başarılı, karlı, kalıcı bir işletme “inşa etmek” cidden zor. Bence bir doktorun organ nakli yapması neyse, bir girişimcinin de ölçeklenebilir, ekibi performanslı, karlı, sistemli bir işletme yapısı kurması o derece zor.
Bırakın başarılı olmayı, iş kuranların çoğu geçinmekte bile zorlanıyor. Yüksek cirolar var ama karlılık o kadar düşük ki kendine para kalmıyor. INC dergisinde hemen her sayıda vurgulanan bir gerçek bu. Kurulan işlerin başarısızlık oranı o kadar yüksek ki, hatta bazı ülkelerde girişimciliğe karşı insanların cesareti kıracak propaganda fikirleri bile düşünülüyormuş! Herkesin harcı değil anlayacağınız.
Diğer taraftan bunu başaranların sayısı da azımsanacak oranda değil. Yaptıkları en önemli şey ne diye 20 yıldır takip ediyorum. Tekrar tekrar gördüğüm şu: Öğrenilmesi gereken tüm becerileri öğrenecek sebata sahip olmak. Zaten bu işi bu kadar zor yapan da bu. Bir şirket inşa etmek için gereken becerilere doğuştan sahip olan çok az, iş kuranların ezici çoğunluğu bunları sonradan öğrenmek zorunda ve öğrenene kadar da türlü başarısızlıklarla, problemlerle başa çıkmak, duygusal olarak defalarca düşüp ayağa kalkmak maalesef herkesin dayanabileceği bir süreç değil.
Oysa işletme sahiplerinin çoğu hala bu işin kolay olmasını istiyor, insan doğası zorluktan kaçıyor. Halbuki hiçbir şey tesadüf değil ve kendi işinizi kurmak başınıza geldiyse uyuyan bir potansiyeliniz var da o yüzden oldu. Ben böyle inanıyorum. Bu sebepten nelerin ters gittiğine takılmaktan ziyade, nerede eksiğimiz var diye yaklaşmayı daha doğru buluyorum.
İşletmenizi büyütmenin en zor kısmı ise insan yönetimi. İşletmeleri insanların işler yaptıkları bir ortam olarak tanımlarsak, iki tane yönetmemiz gereken ana konu var demektir, ama iş sahipleri işleri yönetmeye daha çok odaklanıyorlar, insan yönetiminden neredeyse kaçınıyorlar. İnsan karmaşık bir varlık olarak algılanıyor. İşte size bunu basitleştirecek bir formül: İnsanları iki bölümden oluşan bir varlık olarak ele almamız gerekiyor, soyut ve somut. Soyut kısım çoğunlukla göz ardı ediliyor, somut özelliklere odaklanılıyor, sorunlar da bundan çıkıyor.

“Bilge birisi demiş ki; işler yönetilmeli, insanlara liderlik edilmeli. İyi liderlik ise ilişki inşa etmekten geçiyor. Uzun vadeli başarılara imza atan ekiplerde hep bu var.”

Somut özellikler, matematik zeka ile açıklayabildiğimiz, teknik beceriler, tecrübe, bitirdiği okul, bilgi birikimi gibi. Soyut özellikler ise duygusal zeka ile açıkladığımız algılamalar, hayata bakış, aileden gelen alışkanlıklar, kişilik yapısı, istek ve ihtiyaçlar. Biz ne istiyoruz, işletmeyi büyütürken çalışanlarımız işlerini sahiplensinler, sadece söylediğimizi yapmasınlar, kendileri de fikirler getirerek o pozisyonda en iyi yapılacak olan şeyleri paylaşarak büyümeye katkıda bulunsunlar istiyoruz. Ama çoğu çalışan bunu yapmıyor. Hataların iletişiminde de işletme sahipleri pek becerikli değiller. Size şunu söyleyeyim; tüm dünyada girişimcilerin bir numaralı problemi eleman sorunları ve bunu çözmenin tek yolu insan doğasını anlamada ve bunun iletişimini doğru kurmada ustalaşmak. Başka yolu yok.
Bir süre önce koçluk yaptığım şirketlerden birinde bir sekreter işe aldılar. İş sahibi, ortalamadan daha yüksek bir eğitime sahip, verilen işi ikiletmeden yapan bu elemanından ilk zamanlarda çok memnundu. Kısa bir zaman sonra bu çalışan işten 15-20 dk erken çıkmak için sık sık izin isteme, önemli detaylara dikkatsizlik, yoğun sevkiyat olan bu firmada kargo takiplerini aksatma gibi davranış bozuklukları göstermeye başladı. İş sahibi bu durumdan müthiş rahatsız oldu ve yanlış insan işe aldık diye üzülüp hatta işten çıkarmayı düşünmeye başladı.
Girişimcilik Tutkusu kitabını okuyanlar bilirler, yazar ve benim ilk hocam Michael Gerber, şirketlerde girişimci-yönetici-teknisyen kişiliklerden bahseder. Bu çalışan bariz olarak teknisyen kişiliğe sahip, yani eline verilen baştan sona tanımlı işi istenen sürede yapmak için becerikli bir kişi fakat bulunduğu pozisyonun firmanın üzerindeki toplam etkisinin farkında değil. Sorumluluğunun sadece verilen işi yapmaktan ibaret olduğunu zanneden (öyle yetişmiş), sık sık aklı akşam arkadaşlarıyla nereye gideceğine takılan 21 yaşında genç bir insan ve bu şirket ikinci iş tecrübesi. Ama öğrenme hevesi var mı var, işini ciddiye alıyor mu evet, sadece iş nasıl sahiplenilir onu bilmiyor henüz.
Meşgul iş sahibimiz bu analizi yapmaya birkaç hafta direndi, çalışanın uyarılara rağmen kendini neden düzeltmediğine kızıp durdu, en sonunda kendisinin esas işinin aslında işleri yapmak değil, çalışanları yönetmek ve eğitmek, böylece işlerin onlar vasıtasıyla yapılmasını sağlamak olduğunu kabullendi. İşin avantajlı yanı, bu çalışan genç olduğu için iş yapışı, firmanın kültürüne uygun yoğrulabilecek bir kıvamda. Haftalık birebir yarım saatlik toplantılarla, çalışanıyla daha yakından ilgilenmesini önerdim, ilişki inşa etmesini önerdim. Ahh.. yüzyüze birebir iletişimin yerini hiçbir şey tutmaz!! Gelişmeler güzel, ümit vaadedici. Erken çıkma eğilimi sona erdi, kargo takipleri düzene girdi.
İşte böyle.. Bilge birisi demiş ki işler yönetilmeli, insanlara liderlik edilmeli. İyi liderlik ise ilişki inşa etmekten geçiyor. Uzun vadeli başarılara imza atan ekiplerde hep bu var. Apple’da da Bon Jovi’de de..

Yazarın Diğer Yazıları

İLGİNİZİ ÇEKECEK DİĞER HABERLER

Fazla tuz tüketimi gece tuvalet ihtiyacını artırıyor

Japon doktorlar, gece tuvalete sık kalkmakla tuz tüketimi arasındaki ilişkiyi ortaya çıkardı BBC'nin haberine göre, gece aşırı idrara çıkma anlamına gelen "noktüri" sorunu, tuz tüketimi...

ÇOK OKUNANLAR

SOSYAL MEDYA

5,072BeğenenlerBeğen
375TakipçilerTakip Et