Yazarın Ağustos 8, 2017 tarihli son yazısı:

Küçük-ya da büyük- şeyler

1985 yılında New York’ta “Dünya Müslümanlar Günü” kutlanmıştı. İlk defa. Türk dernekleri de bu güne katılmıştı. Haberleşmenin, iletişimin bugünkü gibi olmadığı o koyu gurbet yıllarında bu gibi faaliyetler hepimizi bir başka türlü coştururdu.
Yürüyüş New York’ta, Manhattan’ın namlı caddelerinden birinde oldu. Dünya müslümanları mahallî kıyafetleri, mahallî renkleri, âdetleri ile geçit resmindeydi. Biz de dernekleri-mizin çatısı altında oradaydık.
Bu çeşit yürüyüşlerde mutlaka Amerikan bandoları da kiralanır. Genellikle liselerin bandoları olur bunlar.
Dostlarla kaldırımda korteje alkış tutuyorduk. O sırada Rahmetli Kerim Önder göründü. (Onu size başka bir zaman anlatırım). O gün de yürüyüşe müziğiyle zenginlik katan bir çok bando vardı. Bunlardan biri, kızlı erkekli bir lise bandosu önümüzden geçerken, Kerim Önder yakamıza yapıştı:
“Bu ne? Bu ne rezalet?!”
Şaşırdık. Önce sandık ki, bandocu kızlar mini etekli, “Dünya Müslümanlar Günü’nde mini etekli kızlar yakışmadı.” demek istiyor. “Vallahi ağabey” dedik, “biz organ-ize etmedik, bunlar kiralanmış işte.”
Hem ne yapalım, mini etekse mini etek!
Meğerse…
“Siz bunlar ne çalıyor biliyor musunuz? Şu anda çaldıkları marşın ne olduğunu bili-yor musunuz?”
O zaman konunun mini etek olmadığını anladık.
“Hayır bilmiyoruz. Amerikan marşlarından biri herhalde.”
“Biri de, hangisi? Bu Amerikan donanmasının en meşhur marşıdır. Amerikan donanmasının bizim Kuzey Afrika beylerbeyiliklerini yenilgiye uğratması şerefine bestel-enmiştir. Ve şimdi Dünya Müslümanlar Günü’nde bu marşı çalarak geçiyorlar. Biz de durmuş seyrediyor, alkışlıyoruz. Rezalet!”

15 Temmuz şehitleri anma töreninde Father Duffy’nin huzurunda toplanmış ve anıtına çiçek bırakmışız! Belki de heykel oraya dikileli beri en çok çiçeği 15 Temmuz’da aldı!

Rahmetli Kerim Önder o gün “rezalet” diye diye dövündü.
O güne kadar ne bu marşı, ne hikâyesini biliyordum. Hemen araştırdım. ABD Kuzey Afrika’daki, Osmanlı’ya bağlı beylerbeyiliklerden çok çekmişti. Ticaret gemileri saldırıya uğruyor, mürettebat esir alınıyor, salıverilmeleri için fidye isteniyor, yahut bu saldırılardan korunmak için yapılan anlaşmalarla ABD yıllık haraç ödüyordu. Thomas Jefferson cum-hurbaşkanı olduğunda “Bu iş böyle gitmez, güçlü bir donanma şart” deyip dediğini yaptı. Ve 1805’de ilk defa Trablus Savaşı (Derne Savaşı da denir) ile ABD Akdeniz’de üstünlüğü ele geçirdi. ABD’nin ilk deniz aşırı galibiyetiydi bu.
Söz konusu marş bu savaşın hatırasına yazılıp bestelenmiş. Sözleri şöyle başlıyor:
Montezuma kırlarından / Tripoli kıyılarına,
Dövüştük ülkemizin savaşlarında/ Havada, karada, denizde.
Ve bu marş o gün Dünya Müslümanlar Günü’nün marşlarından biri olmuştu!
Nerden aklıma geldi bu olay? Geçen ay 15 Temmuz münasebetiyle Times Square’de yapılan törende buna benzer bir durum vardı. Ben katılmadım ama fotoğrafları gördüm. Vatandaşlarımız ellerinde Türk Bayrağı ve karanfiller meydandaki bir anıtın önünde poz veriyor, anıta çiçek, bayrak bırakıyor. Anıt bir heykel… Kâidenin alnında bir yazı: Father Duffy. 15 Temmuz şehitleri anma töreninde Father Duffy’nin huzurunda toplanmış ve anıtına çiçek bırakmışız! Belki de heykel oraya dikileli beri en çok çiçeği 15 Temmuz’da aldı! Bilmem oradaki vatandaşlarımız farkettiler mi bu garâbeti? Ellerindeki kırmızı karanfilleri, bayraklarımızı bırak-tıkları granit taşın üzerinde “Father Duffy” yazdığını gördüler mi? Kim bu adam dediler mi?
Kim bu adam? Ben de bilmiyordum. Benim dikkatimi adındaki “father” ibaresi çekti. Demek ki papaz! Hemen araştırdım. Kanada asıllı Katolik bir rahip. İspanya-Amerika savaşın-da ama özellikle Birinci Dünya Savaşı’nda Fransa cephesinde üstün hizmeti görülmüş, ödül-lendirilmiş, ABD tarihinde en fazla ödülü almış bir din adamı. Bütün bunları törenin organi-zasyonunu yapanlar baştan bilmeseler bile, “father” kelimesi onları uyandırmalıydı. Şehit-lerimiz, gazilerimiz için toplanılan, Türk Bayrağı bırakılan yerin bir papaz heykelinin ayağı ol-masının yakışık almayacağını düşünmeli, başka yer bulmalıydılar.
Diyebilirsiniz ki papazsa papaz! Bize zararı dokunmamış bir adam! O zaman fotoğra-flara bir daha bakın. 15 Temmuz şehitlerini, gazilerini anmak için Rahip Duffy’nin manevî huzurunda toplanmışız, bayraklarımızı, çiçeklerimizi sunmuşuz! O fotoğraflar arşivlerimizde hep öyle kalacak. Ve hep denecek ki: Başka yer mi yoktu?

Yazarın Diğer Yazıları

Orda bir yer var uzakta

- Mayıs 17, 2017

Buralar benim!

- Nisan 27, 2017

Onsekiz yaş meselesi

- Şubat 13, 2017

Meydanlar ve zaman

- Ocak 11, 2017

18+

- Aralık 9, 2016

Bâbil

- Kasım 12, 2016

İLGİNİZİ ÇEKECEK DİĞER HABERLER

Hacı adayları ABD’den kutsal topraklara uğurlandı

Amerika Birleşik Devletlerinden, hac vazifesini yerine getirmek üzere 106 hacı adayı Suudi Arabistan'a yola çıktı Işınsu KAYGUSUZ ABD'nin çeşitli eyaletlerinden 106 hacı adayı dün Amerika'da görevli...

Tahtı bırakmıyor!

ÇOK OKUNANLAR

SOSYAL MEDYA

5,447BeğenenlerBeğen
418TakipçilerTakip Et