S
American-Turkish Council
Yazarın Mayıs 17, 2017 tarihli son yazısı:

Orda bir yer var uzakta

Küçücük bir yer… Amerika’daki yeni nesil hatırlamaz. 1992 senesinin mayıs ayında New York’ta Dünya Türkleri Konseyi kurulmuştu. Amerika Türk toplumunun önde gelen isimlerinden Dr. Ata Erim’in gayretleriyle. Konsey, ilk başkan olarak da kendisini seçmişti.
Kuruluş protokolünde şu satırlar vardı: “……. Dünyadaki yeni gelişmeler, özellikle Avrupa’da duvarların yıkılması ve blokların çökmesi sonucunda değişik ülkelerde yaşayan Türklere ve onların temsilcisi olan Türk Organizasyonlarına büyük görevler düşmektedir. Son yıllarda Türkiye dışında yaşayan Türk toplumları yaşadıkları ülkelerde varlıklarını, kültür, örf ve âdetlerini korumakla kalmamışlar, kurdukları dernekler ve bu dernekleri çatıları altında toplayan federasyonlar aracılığı ile birlik, beraberlik ve güçlerini de ortaya koymuşlardır. Çağımız iletişim ve bilgi çağıdır. Bu nedenle Amerika, Avrupa, Kanada, Avustralya ve dünyanın diğer bölgelerinde yaşayan Türklerin kurdukları organizasyonların daha etkin bir iletişim ağı içinde çalışmalarının gereği âşikârdır….”
Konsey kurulur kurulmaz ilk faaliyet olarak bir sempozyum tertiplemişti. 16 Mayıs 1992. Dünyanın her yerinden Türkler gelmişti. Sempozyumun başlığı “Tarihte ve Bugün Dünyada Türkler” idi. O güne kadar kitaplarda okuduğum Türk diyarlarında yaşıyan insanlarla ilk orada karşılaşmıştım.
Onlardan biri Stefan Topal’dı. Gagauz Türkü. Kendisini “Gagauzya Cumhurbaşkanı” olarak takdim etti. Şaştım kaldım. Hemen hemen benim gibi Türkçe konuşuyordu! Hiç unutmam, ülkesinin ekonomik durumunu sorduğumda bağcılıktan, üzümlerden bahsederken Türkçesinin güzelliğine olan şaşkınlığımla lâl olmuşum ki, yüzümdeki şaşkın ifadeden, kullandığı kelimeleri anlamadığımı zannetti, “Şarap, şarap, içilir ya..” diye, eliyle de içme işareti yapıp açıklamaya gayret etti.

Gagauzları fakültedeki derslerimizde öğrenmiştik. Ortodoks Hıristiyan olduklarını, Anadolu Türkçesi’ne yakın bir Türkçe konuştuklarını okumuştuk. Ama okumak başka, görmek, duymak başka; bu kadar temiz bir Türkçe ile karşılaşınca şaşmamak elde mi?!

Gagauzları fakültedeki derslerimizde öğrenmiştik. Ortodoks Hıristiyan olduklarını, Anadolu Türkçesi’ne yakın bir Türkçe konuştuklarını okumuştuk. Ama okumak başka, görmek, duymak başka; bu kadar temiz bir Türkçe ile karşılaşınca şaşmamak elde mi?!
Yirmibeş sene olmuş!
Yirmibeş senenin sonunda bu nisan ayında Stefan Topal’ın ilk cumhurbaşkanı olduğu ülkeye gittim. Moldova Cumhuriyeti sınırları içinde Gagauz Yeri Özerk Bölgesi. Gagauzya. Başşehri Komrat. Stephan Topal da Komrat’ta imiş. Tanıyanlar “Ehtiyarladı” dediler. Seksene yakın. Şekeri yüksek seyrediyormuş, bu ara misafir kabul edemiyormuş, görüşemedik. Ama halktan ve aydınlardan birçok kişiyle tanıştım.
Stefan Topal’ın cumhurbaşkanlığını yaptığı bağımsız cumhuriyet 1990-1994 arasında 4 sene sürdü. 1991 yılında Moldova SSCB’den ayrılıp bağımsızlığını ilân etti, masa başı politikaları devreye girdi, 1994’te Gagauz Yeri’ne özerklik statüsü tanındı. Özerk bölge Moldova’nın başşehri Kişinev’den kara yoluyla bir saat güneyde.
Yüzölçümü 2000 kilometrekareden az. Bir taraf Romanya, bir taraf Ukrayna… Çepeçevre Moldova… Ve sınır komşusu olmadığı halde kuvvetli etkisi hâlâ hissedilen Rusya. Maddî manevî her bakımdan araya sıkışmış, küçücük bir Türk diyarı. Birkaç kasaba, köy… Varlığını, kültür, örf ve âdetlerini korumak o kadar kolay değil! Evet, kaç asırdır benzer şartlarda yaşadıkları halde Türkçeleri kaybolmamış, ama bugünün dünyasında, televizyon ve internetin başrolü oynadığı hızlı iletişim çağında, kimlerle daha çok iletişim kurulursa onların kültür dairesine girmeleri kaçınılmaz. Ve bana çok mânidar geldi, Gagauz Özerk Bölgesi, Moldova Cumhuriyeti’nin bir parçası olduğu halde daha çok iletişim kurdukları, üzerlerinde daha çok tesiri olan devlet Rusya’dır. Moldova’nın resmî dili Rumence, Gagauzya’da birinci resmî dil Rusça. Moldova Latin harflerini kabul etmiş, Gagauzya’da Latin harfli yazı görmek çok zor, hâlâ Krill!
Özerk bölgenin nüfusu 160 bin küsur kişi. Başşehir Komrat’ın nüfusu 26 bin küsur.
Renginden dolayı “kara toprak” dedikleri bereketli Besarabya ovası. Göz alabildiğine üzüm bağları. Ceviz, elma ağaçları… Romanya ile Moldova’nın sınırını çizen Prut Nehri.
Osmanlı’nın namlı paşalarından Baltacı Mehmet Paşa. Prut Savaşı. Osmanlı’nın Boğdan eyaleti buralar. O zamanki Boğdan üzerinde bugün Moldova Cumhuriyeti ve Romanya’nın bir kısmı var.
Gider misiniz, gitmez misiniz bilmem. Ama gitseniz de gitmeseniz de orada, uzakta bir Türk diyarı var. Hiç değilse bilin istedim!

Yazarın Diğer Yazıları

Orda bir yer var uzakta

- Mayıs 17, 2017

Buralar benim!

- Nisan 27, 2017

Onsekiz yaş meselesi

- Şubat 13, 2017

Meydanlar ve zaman

- Ocak 11, 2017

18+

- Aralık 9, 2016

Bâbil

- Kasım 12, 2016

Dünyanın anayasası

- Ekim 13, 2016

Darbeli yazın sonunda

- Eylül 7, 2016

Bilmek ya da bilmemek

- Ağustos 15, 2016

İLGİNİZİ ÇEKECEK DİĞER HABERLER

Türk-Amerikan toplumu Büyükelçi Kılıç’a destek kampanyası başlattı

Türk-Amerikan toplumu, Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Kılıç'a destek olmak ve PKK/PYD yandaşlarının Kılıç aleyhinde başlattığı karalama kampanyasına "dur" demek için mektup kampanyası başlattı. ABD'de yaşayan Türkler,...

ÇOK OKUNANLAR

SOSYAL MEDYA

5,196BeğenenlerBeğen
391TakipçilerTakip Et