Yazarın Mayıs 8, 2018 tarihli son yazısı:

Seçime gidiyoruz!

Ayağımda Türkiye’nin tozu…
Hem mecâzî, hem hakikî anlamda.
Memleketimizin batı bölgeleri “baharı görmeden yaz gelmiş” havasındaydı.
Az yağmur yağdığından mı, inşaat sektörünün, belediyelerin bitip tükenmeyen delme deşme faaliyetlerinden mi, çayırımız, çimenimiz, yeşilimiz yetersiz olduğunda mı, çoğu şehrimiz tozlu bir manzara gösteriyor.

Havalimanında 24 Haziran’da erken seçim yapılacağını öğreniyorum. Şaşkınlık. Hiç ihtimal vermezdim. Çünkü bir buçuk ay önce, memlekete ayak basarken hükûmet sözcüsünden duyduklarıma inanmıştım. Ne demişti: “….hükûmetimizin yaptığı bir seçim tartışması, çalışması yok. Çok net diyoruz; Türkiye’de seçimler vaktinde yapılacak. Erken seçim yoktur. Bunu daha kaç defa tekrar edeceğiz. Yok, yok, yok diyoruz. Belli ki bazı çevrelerin seçimin erkene alınması konusunda istekleri var. O çevrelere şunu diyoruz; Türkiye’de seçimin ne zaman yapılacağına hükûmetin dışındakiler değil, hükûmet karar verir. Hükûmetin de kararı da çok açık; seçim zamanında yapılacaktır, herkes planını ona göre yapsın.”
Bu kadar kesin, kat’i ifadelere nasıl inanılmaz?

Sonra sayın cumhurbaşkanının dilinden “Erken seçim vatana ihanetle eşdeğerdir.” cümlesinin ağırlığı.

24 Haziran’da “âcil seçim” yapılacak. Desenize bu Ramazan ayı seçim kampanyalarının gerginlikleriyle idrak edilecek. Manevî hava yerine bol bol siyasî hava olacak! İftarımız, sahurumuz meydan mitinglerine, atmalara, tutmalara, çatmalara, çatışmalara, lâf sokmalara, iğnelemelere, esmelere, gürlemelere karışacak.

Bu sözleri duyup durmakta olan sade vatandaşların erken seçime ihtimal vermemesinden tabiî ne olabilir? Ama kapalı kapıların ardını bilemeyiz. Demek ki erken seçim ihtiyaç oldu!
Erken seçim telâffuz edildikten sonra, biz sade vatandaşlar, “Yok canım olur mu, olmaz!” diye fikir yürütürken 24 saat içinde, tarih de ilân edilivermez mi? İşte o sırada uçağa biniyordum.

Siyasette 24 saatin çok uzun bir zaman olduğunu bir kere daha anlıyorum.
Böylece erken seçim “âcil seçim” oldu! Vardır bir bildikleri diyoruz.
Diyoruz da, soru işaretlerini kovamıyoruz zihnimizden? Neden erken seçim ihtiyacı hâsıl oldu ki? Herşey yolunda değil miydi? Ekonomik büyüme, terörle mücadele, siyasî istikrar…. Raporlar hep olumlu değil miydi? “Seçim zamanında yapılacak, 2019’da…” deyip dururlarken seçim nerden çıktı şimdi? Nasıl bir hesap-kitap var? Sayın başbakan partisinin Ankara İl Gençlik Kongresi’nde neden o kadar coşkulu idi, “Seçime gidiyoruz, seçime!” derken? Bir sıkıntıdan, darlıktan kurtulmuş gibi. Bir sıkıntı mı, darlık mı vardı?

Evet, 24 Haziran’da “âcil seçim” yapılacak. Desenize bu Ramazan ayı seçim kampanyalarının gerginlikleriyle idrak edilecek. Manevî hava yerine bol bol siyasî hava olacak! İftarımız, sahurumuz meydan mitinglerine, atmalara, tutmalara, çatmalara, çatışmalara, lâf sokmalara, iğnelemelere, esmelere, gürlemelere karışacak.

Son yıllarda maaşallah seçimsiz senemiz yok! Otuz küsur yıldır şu ülkedeyim, Trump’ın seçildiği son seçimleri de sayarsak dokuz genel seçim görmüşüz. Dokuz “Election Day.” Takvimlerde işaretli, günü şaşmaz! Aynı dönemde Türkiye’de on genel seçim, altı referandum yapıldı. Bizim takvimlerimizde günü işaretli değildir. Biz her dâim seçime hazır, kulağımız kirişte yaşarız!
Hadi hayırlısı!

Yazarın Diğer Yazıları

Seçime gidiyoruz!

- Mayıs 8, 2018

Temizlik nerden gelir?

- Şubat 8, 2018

Sanal dünyanın oyunları

- Kasım 27, 2017

İLGİNİZİ ÇEKECEK DİĞER HABERLER

“İslamın terörizmle bir tutulması yalan ve saçmalık”

Papa Franciscus, İslam ve terörizmin yan yana getirilme çabasına dair, "Bazı kişiler böyle söylemlerde bulunuyor olabilir ama bu bir yalan ve saçmalık" dedi İtalyan ANSA...

ÇOK OKUNANLAR

SOSYAL MEDYA

5,770BeğenenlerBeğen
453TakipçilerTakip Et