Yazarın Ağustos 8, 2017 tarihli son yazısı:

İsrail zulmüne karşı omuz omuza!

“Yaklaşıyor yaklaşmakta olan tehlike” der İsmet Özel, adeta İslam dünlasının tamamını bekleyen tehlikeyi işaret ederek.
İsrail’in İslam dünyasında bir ümmet bilinci kalıp kalmadığına yönelik çektiği rest nasıl bir tehlikeyle karşı karşı olduğumuzu gösteriyor. İsrail’in kanlı ve kirli postalları ile El Aksa’yı çiğneme cüretini göstermesi ümmetin nasıl bir çaresizlik içinde, İsrail’in ise nasıl bir cinnet içinde olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Suriye’den Irak’a, Yemen’den Libya’ya, Myanmar’dan Mısır’a İslam dünyasında Müslümanlar kendi yönetimleri ya da dışarıdan yapılan zulümlerle imtihanını verirken, her bir ülke ancak kendi yarasını sarmakla meşgul. Aslında tehlike de tam böyle bir yerde kendisine hareket alanı bulmaktadır, nitekim İslam alemi ortak bir anlayış ve işbirliği içinde olmadığı sürece baskı ve tehdit altında kalmaya devam edecektir. Birbirinin camisini bombalayacak kadar gözü dönen bu ümmetin evlatları Aksa’yı nasıl savunacak?
Bir buçuk milyarlık İslam Dünyası, Şii-Sünni, Selefi-Sufi, Cemaat-Tarikat, Arap-Acem, Türk-Kürt kavgaları içerisinde boğuşurken, her bir yapı en iyi Müslümanlığın kendinde olduğunu savunup, diğerini sapıklıkla, şirkle itham ederken, bugün Müslümanların en mukaddes şehri Kudüs işgal altında tutuluyor. Her gün Müslümanların mukaddesatına tecavüz eden İsrail en büyük gücünü, şüphesiz kendi askeri veya insani kuvvetinden değil, İslam aleminin iç kargaşaları ve kayıtsızlıklarından alıyor.

Türkiye hükümeti başta olmak üzere, İsrail’in bu tür girişimleri bazı Müslüman ülkeler tarafından kınanıyor. Sokaklarda gösteriler yapılıyor. Fakat bu tür baskı ve dayatmalara karşı kınama ve kaygı mesajları da bir normalleşme sürecinin parçasıdır.

Kulaklarımız o kadar sağırlaşmış durumda ve hayret duygusuna karşı o kadar duygularımız körelmiş ki, adeta hiçbiri bizi şaşırtmıyor. Mesela, Aksa’nın yıllardır altının oyulmasını gayet normal karşılıyoruz, İsrail ise mescidin altında arkeolojik kazı yaptığını söylüyor. El-Aksa’nın oyulmasına karşı bu kadar tepkisiz kalan İslam ümmeti, acaba yıkılması durumunda nasıl bir tepki verecek? İşin doğrusu ne yazık ki bunu tahmin etmek çok da zor değil.
Müslümanlar için böylesine kutsal bir mekan için İsrail yönetimi, “Mescid-i Aksa bizim elimizde. Açılıp kapanması konusunda ilk ve son söz İsrail’e aittir” şeklinde açıklama yaparken sessiz kalıyoruz.
İsrail’in “40 yaşın altındakiler Mescid-i Aksa’da Cuma namazı kılamaz” gibi dayatmalarını o kadar normal karşılar hale geldik ki bir müddet sonra Cuma Namazının kılınması tamamen yasaklansa nasıl bir tepki vereceğimizi kestirmek aslında çok da zor olmayacak. Alışmak en büyük felaketlerdendir ve biz her gün biraz daha alıştık yapılan zulme ve dayatmalara.
Türkiye hükümeti başta olmak üzere, İsrail’in bu tür girişimleri bazı Müslüman ülkeler tarafından kınanıyor. Sokaklarda gösteriler yapılıyor. Fakat bu tür baskı ve dayatmalara karşı kınama ve kaygı mesajları da bir normalleşme sürecinin parçasıdır.
Doğudan, Barıdan kınama mesajları geliyor. İslam ülkelerinin hükümetleri de İslam Işbirliği Teşkilatı da kınama mesajları yayınlıyor ama bu kınama mesajlarındaki ‘formalite’ havası dahî vaziyetin ne kadar kanıksandığına delil oluyor.
Eğer İslam dünyasını bir araya getirecek şu anda tek konu varsa o da Filistin-İsrail meselesidir. Aksa’da yapılan zulme karşı İslam dünyasındaki liderler, kanaat önderleri acilen bir araya gelerek ortak bir hareket metodu belirlemelidir ve İsrail’in bu dayatmalarının karşılıksız olmadığını göstermelidir.
Bu konuda ilk adımı atacak olanlar ilk kıblelerinin yok edilişini izlememesi gerekenlerdir, suçu dışarıda, başkalarında aramadan evvel ayrılıklara değil ittifaklara odaklanarak yeniden bir diriliş ve değişim gerçekleştirilmelidir. Yoksa vaadinden dönmeyenin “Eğer topyekün seferber olmazsanız, Allah sizi acı bir azaba uğratır ve sizin yerinize başka bir topluluk getirir” hakikati tecelli edecektir.

Yazarın Diğer Yazıları

Mustafa TUNCER

- Mart 3, 2017

İLGİNİZİ ÇEKECEK DİĞER HABERLER

Hacı adayları ABD’den kutsal topraklara uğurlandı

Amerika Birleşik Devletlerinden, hac vazifesini yerine getirmek üzere 106 hacı adayı Suudi Arabistan'a yola çıktı Işınsu KAYGUSUZ ABD'nin çeşitli eyaletlerinden 106 hacı adayı dün Amerika'da görevli...

Tahtı bırakmıyor!

ÇOK OKUNANLAR

SOSYAL MEDYA

5,447BeğenenlerBeğen
418TakipçilerTakip Et