Yazarın Ağustos 16, 2017 tarihli son yazısı:

Google’ın eleman alma yöntemi

Google gibi büyük firmadan ne örnek alabiliriz mi diyorsunuz? İşletme koçluğu kariyerime başladığım ilk yıllarda, KOBİ’lerin büyük şirketlerden ne öğrenebileceği konusunda şüphelerim vardı. Daha sonra zaman içinde, büyük firmaların kurucularının firma küçükken ısrarla devam ettikleri davranışların, vazgeçmedikleri ilkelerin o büyük başarıları nasıl getirdiğini öğrenme şansım oldu. Google bu konudaki güzel örneklerden biri.
Birkaç gün önce Barnes&Noble’da Google hakkında yeni bir kitap gördüm: İş Kuralları! (Work Rules!). Mutlaka tavsiye ediyorum. Google’ın geçmiş insan kaynakları direktörü Laszlo Bock’un yazdığı kitapta, birçoğumuzu ters köşeye yatıracak öneriler var.
Mesela küçük işletme sahiplerinin tuttukları yol genelde, çalışanları işe aldıktan sonra onları eğitip geliştirmek için yatırım yapmaktır. Google tam tersi bir uygulama yapıyor: Önden yüklemeli yatırım yaklaşımı (front-load investment). Akıllı, yetenekli, iyi ahlaklı, şirket kültürüne uygun çalışanları bulmak için arama-eleme-değerlendirme işlerine daha çok yatırım yapmak. Aslında bu son dönemlerin başarılı firmalarının tuttukları ortak yol. Merhum Steve Jobs da başarısını borçlu olduğu birkaç önemli unsurdan birinin, bu şekilde takım kurmak olduğunu defalarca vurgulamıştır.
Google’ın diğer bir ilkesi, kendinizden akıllı elemanları işe almak. İşletme sahipleri, kendilerinden akıllı elemanları tehdit olarak görürler genelde. Starbucks’ın kurucusu Howard Schultz da ilk zamanlar bu endişeden muzdarip olduğunu, ama bunu yenip akıllı insanlarla çalışmaya başladığında müthiş bir pozitif etki yaşadığını anlatır kitabında. Google’da her departmanda yöneticilerden beklenen, en az bir alanda kendilerinden daha iyi olan, şirket yapısı içinde başarılı olacak ve etraflarındaki herkesin de daha başarılı olmasına katkıda bulunacak çalışanlar işe almak. Üstelik bu ilkeye o kadar önem veriyorlar ki, bu kişileri bulmak ne kadar zaman alırsa alsın bekliyorlar, aramaya devam ediyorlar. Google’ın özellikle ilk zamanlarında, yeterli sermaye yokken, şirketin kendini ispat etmesi gerekirken bu ilkelerin çok faydalı olduğu belirtiliyor.

Yalnız bir noktayı da açıklamak lazım. Sisteme önem vermeyen, sadece yüksek maaşlı çok akıllı çalışanlarla başarının geleceğini zanneden Enron gibi firmaların batmasının en büyük sebebinin de bu çalışanların kendi kafalarına göre davranmaları, bir sistem dahilinde işleyen bir takım olamamaları gösteriliyor.
Google’da dikkatimi çeken üçüncü bir uygulama ise, aynı pozisyondaki insanlara aleni olarak eşit ücret ödenmemesi, ücretlerin performansa, kişinin şirkete katkısına ve de potansiyeline göre belirlenmesi. Bugün koçluk toplantısı yaptığım bir iş sahibi, yaptığı işin ürettiği sonucu umursamayan çalışanlarından yakınıyordu. Hep derim, şirketlerde biz bir aile değiliz, kar elde etmek üzere biraraya gelmiş bir takımız! Aman o kırılır, o gücenir diye yönetim yapamayız. Bazı gerçekleri kaldırabilecek sağlam psikolojiye ve şirketlerin ihtiyaçlarını anlayacak tavır tutuma sahip insanlar gerekli. Onları bulmak kolay değil, evet gerçekten azınlıktalar. Ama bakın Google şu anda başvuranların yüzde 0,25’ini işe alıyormuş, yani binde iki buçuk. Ondan sonra işe girmenin en zor olduğu kuruluş Harvard Üniversiteymiş, başvuruların yüzde 6’sı işe alınıyormuş.
Laszlo Bock, üstüne basa basa vurguluyor ki, bir şirketin başarısı yetenekli çalışanlarına çok bağlı ve bu kişileri bulmaya harcanan zaman ve para kat kat kendini geri ödüyor. Biz de Özgür Kaşifler’de, bir eleman ihtiyacı olduğunda en az 10-15 değişik kanaldan ilan verilmesini öğütleriz ki bol başvuru gelsin. Diğer zamanlarda da insan kaynakları departmanınız veya İK sorumlunuz, eleman adayı pipeline’ını sürekli dolu tutacak aktiviteler içinde olmalı.
Bir başka tüyo, Google’da başlıca yetenek avı kaynağının mevcut elemanların referansları olması. Akıllı insanlar akıllı insanlarla arkadaşlık eder demişti birisi. Ben çalışanların birbiriyle arkadaş olmasını yasaklayan iş sahipleri bile tanıdım, iş sahibine karşı birleşip komplo kurarlar diye! Oysa Google gibi firmalar başarıyı, insana değer verme üzerine kurmuş durumdalar. Artık 21.yy da korku ile değil sevgi ile yönetim var, bazılarımıza bunlar boş işler gibi gelse de.. Düşünmeye değer..

Yazarın Diğer Yazıları

İLGİNİZİ ÇEKECEK DİĞER HABERLER

Çin’de domuz korneası nakli başarılı oldu

Ülkede bir hasta, nakledilen domuz korneası sayesinde görme yeteneğini yeniden kazandı Çin’de görme bozukluğu yaşayan birine yapılan domuz korneası naklinin başarılı olduğu bildirildi. South China Morning...

ÇOK OKUNANLAR

SOSYAL MEDYA

5,440BeğenenlerBeğen
419TakipçilerTakip Et