sultan food bazaar
Yazarın Şubat 13, 2017 tarihli son yazısı:

Hizmet satın alırken usta bir avcı olmanın püf noktaları

Özgür Kaşifler’in ilk web sitesini, kurulduktan hemen bir yıl sonra yani 1998’de yaptırmıştım. Web siteleri dünyada yeni yeni görülmeye başlamıştı. Ne kadar inovatif olduğumu tahmin edersiniz. O zamandan bu yana websitemizi en az 7-8 defa daha yeniledik ve bu benim girişimcilik hayatımın en saç baş yolduran kısımlarından biri oldu. Aynı şekilde logomuzu yeniletme, basın danışmanlığı, sosyal medya hizmeti hatta mali müşavirlik hizmeti ve dahi diş hekimliği hizmeti alma girişimlerimde de hayal kırıklığı yaratan deneyimlerim oldu. Sırf bunlardan oluşan bir kitap yazabilirim galiba.
Tek tesellim tüm bunların bana hizmet satın almada müthiş bir egzersiz yaptırmış olması. Tom Hanks’in Cast Away filmini hatırlıyor musunuz? Hani adaya ilk düştüğünde çok acemidir, karnını doyurmak için balık yakalamakla saatlerce uğraşır, aç kalır, acı çeker, ama 4 yıl sonra uzaktan attığını vuran usta bir avcı olmuştur. İşte hizmet satın alma konusunda ben de aynen böyle hissediyorum. Bu yazımda sizin de usta bir avcı olmaya çok tecrübe gerekmeden başlamanız için öğrendiklerimi paylaşacağım.
Elle tutulup, gözle görülmeyen şeyleri satın almak oldukça stresli bir iş. Bir düşünün size teklif veren tüm firmalar sizin işinizi çok iyi yapacaklarını iddia ederler. İçinize çok sinmese de bir tanesiyle çalışmaya başlarsınız, daha ilk örnek çalışmada anlaşmazlıklar, yetersizlikler ortaya çıkmaya başlar, sizin de içinizi bir sıkıntı kaplamaya başlar, keşke zihninizi okuyabilseler ve tam beklediğinizi yapabilseler…
Acemi dönemlerimde hizmet satın alırken yaptığım başlıca 3 hata tespit ettim. Size bunları yapmamak için neye dikkat etmek gerektiğini anlatacağım:

1-HATA: Alacağım hizmet hakkında yeterince bilgi sahibi olmamak: Bence bu en önemli hatamdı. Bu hata iki önemli noktayı gözden kaçırmama sebep oluyordu. Hem kendi ihtiyacımı tam tarif edememek, hem de karşıma gelen kişilerin uzmanlığını ölçememek. Uzmanlık alanım değil, zaten para ödeyeceğim düşüncesi konuyu tamamen işin uzmanına havale etme eğilimine yol açıyordu. Benim neye ihtiyacım olduğunu o çözsün beklentisi maalesef ölümcül. Çünkü hizmet sunan kişilerin çoğu hiç de iyi satışçı değiller, iyi satışçı derken ne demek istiyorum yani sizin tam ihtiyacınızı belirlemede iyi değiller. Beklerler ki, onlar yaptıklarını anlatsın siz kendiniz için uygun olup olmadığına kendiniz karar verin. Örneğin logonuzu yaptıracaksınız, yaptıkları işler güzel görünüyor. Nazik de insanlar, fiyat da iyi. Fakat çalışmaya başladıktan sonra getirdikleri örnekler bir türlü hoşunuza gitmiyor, anlatmaya çalışıyorsunuz, ama sanki bir direnç var, dizayn yaklaşımı pek değişmiyor. İşte burada sizin grafik tasarım hizmetinde estetik anlayışların ciddi rol oynadığını bilmeye ve kendi estetik beklentinizin ne gibi kriterlere sahip olduğunu tarif etmeye ihtiyacınız vardı. O zaman daha önce yaptıkları işlerin ve hatta kendi logolarındaki estetik yaklaşımın bile size uymadığını görebilecektiniz.
ÇÖZÜM: Hizmeti almadan önce konu hakkında sıkı bir araştırma yapmalısınız. Bu çok elzem. Üşenmeyin, bu vakti verin, yoksa sonra çok başınız ağrıyacak biliyorsunuz. Konunun uzmanı olacak kadar değil, başlıca kriterlerini, işin ardındaki manayı anlamanıza yetecek kadar. Google’a yazın, tabii ingilizce olarak: İyi bir logo tasarımının başlıca kriterleri, logo tasarımında en çok şikayet edilen faktörler, logo dizaynında başlıca elementler, ödüllü logolar… Aklınıza gelen her sorunun cevabı var internette. Bununla da yetinmeyin, tanıdıklarınıza sorun, bu tarz hizmet almış olanları bulup konuşmaya çalışın.

Tom Hanks’in Cast Away filmini hatırlıyor musunuz? Adaya ilk düştüğünde çok acemidir, ama 4 yıl sonra attığını vuran usta bir avcı olmuştur. hizmet satın alma konusunda ben de aynen böyle hissediyorum. 

2-HATA: Hizmeti alacağınız firmanın iş yapma yaklaşımını hesaba katmamak. Sadece yaptıkları iş değil, işi nasıl yaptıkları da çok önemli. Bir çeşit evlilik gibi bakmalısınız, çünkü şirketinizde ihtiyacınız olan hizmetlerin çoğu bir kerelik değil. Maalesef hizmet firmalarının çoğu hizmet odaklı değiller. Size tam manasıyla sormadan ne yapmaları gerektiğine karar veriyorlar ve fazla karışmamanızı, onların yaptığını kabul etmenizi istiyorlar. Bu kesinlikle kabul edilemez bir durum! Bu ya kendine güvensizlikten ya da aşırı güvenmekten (kibirden) kaynaklanan bir durum. Yeteneklerini sizin istediğiniz gibi eğip bükmekten rahatsız olmamaları gerekiyor. Hatta sizinle birlikte yeni şeyler öğrenmeye açık olmaları gerekli. Aksi taktirde çalışmaya başladıktan sonra çatışmaların olması kaçınılmaz.
ÇÖZÜM: İşi kime vereceğinize karar vermede acele etmeyin. Tanıştığınızdan itibaren dikkatinizi çeken işaretlere önem verin. Sorularınızı iyi hazırlayın, mümkün olan noktalarda bir deneme çalışmasıyla hem yeteneklerini hem de sizinle iletişimlerini test edin. Size vaktinde geri dönüyorlar mı, sözlerini tutuyorlar mı, sorularınıza nazik mi yoksa baştan savma mı cevap veriyorlar? Çoğu zaman firmanın ünü ile davranışları birbirini tutmaz ve kararsız kalırsınız. Ya da işlerini beğenirsiniz, fiyat iyidir, ama iş yapma biçimlerinde bir gariplik vardır, adını koyamazsınız. Bu çekiciliklere kapılmayın, tuzaklara düşmeyin. İçgüdülerinize güvenin. Uyumlu bir iletişiminiz olmalı, saygılı, sizin işinizi anlamaya çalışan, isteklerinize önem veren bir yaklaşım. Elbette bazen yapılamayacak istekleriniz olabilir, bunları da size saygıyla anlatan bir yaklaşım olmalı. Hakikaten iş yapma kültürümüz paralel, bu insanla çalışmak ne kadar keyifli ve verimli diyecek kadar uyuşmalısınız, yani DNA’larınız uyuşmalı, abartmıyorum. Bu konuda en sevdiğim örneklerden biri Apple ve reklam ajansı TWBA/Chiat/Day’in DNA uyuşması.

3-HATA: Referansları incelemeye gereken önemi vermemek: Geçmiş geleceğin aynasıdır. O kadar doğru bir atasözü ki. Eskiden bazı önyargılarım vardı. Mesela insan yetenekliyse her tür işi yapabilir diye düşünürdüm. Ya da firma yetkililerinin kendilerine olan güvenleri onlara daha çabuk güvenmeme sebep olurdu. İnsanların bu kadar kolay yalan söyleyebileceklerini düşünemezdim. Hatta insanların kendilerini bile tanımadıklarını, niyetlerinin yalan söylemek olmadığını ama maalesef vaatlerinin gerçeği yansıtmayabileceğini göremezdim. Sonra sonra tamamen kendi objektif araştırmamla karar vermem gerektiğini öğrendim. Ama o zamana dek epey para ve zaman kaybettim.
ÇÖZÜM: Referanslar, firmanın geçmişini incelemek için harika bir kaynak. İki şekilde yapın. İlki daha önce yaptıkları işleri inceleyin, sizin stil ve kalite anlayışınıza uyuyor mu, yani aynı alışkanlıkla sizin işinizi yapsalar size uyar mı? Öğrendim ki “anlayış” öğretilemez. Mesela website tasarımı. Eğer siz sade ve yenilikçi bir site istiyorsanız, önceki işlerinde bunu “gör”melisiniz. Referans kontrolünün ikincisi müşterileri ile konuşmak. Mutlaka yapın. Elde ettiğiniz bilgi ve içgörülere çok memnun olacaksınız.
Şu anda websitemizi nasıl hallediyoruz diye merak ediyor musunuz? DNA’larımızın çok uyuştuğu bir tasarımcım var, Ankara’da yaşıyor. O kadar memnunum ki hatta geçenlerde Amerika’dan bir arkadaşıma onu tavsiye ettim, o da çok memnun.

Son bir öneri: Ön yargılarınızı bir kenara bırakın, hiç umulmadık bir şekilde tanıştığınız hiç umulmadık bir kişi veya firma size harika bir iş birliği sunabilir. Esasen şu da bir gerçek ki, işini çok iyi yapanlar her sektörde azınlıkta, bu illa çok pahalı olacak demek değil. Ama şirkette yapılan her hatanın mutlaka bir maddi bedeli oluyor, bu yüzden mümkün olan en iyilerle çalışmak bir lüks değil, başarı için bir mecburiyet. www.ozgurkasifler.com

Yazarın Diğer Yazıları

İLGİNİZİ ÇEKECEK DİĞER HABERLER

ABD uçağında kıyafet skandalı!

ABD'nin en büyük havayolu şirketlerinden United Airlines, tayt giyen iki kız çocuğunun uçağa binmesine izin vermedi ABD basınında yer alan haberlere göre, Denver Uluslararası Havalimanı'ndan...

ÇOK OKUNANLAR

SOSYAL MEDYA

5,072BeğenenlerBeğen
375TakipçilerTakip Et