Cumhurbaşkanı Erdoğan: İsrail’le diplomatik ilişkilerimizi koparabiliriz

0

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyacağı iddialarıyla ilgili “Bu, bizim diplomatik ilişkilerimizi İsrail ile koparmaya kadar gidebilir” dedi

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı konuşmada, geçen haftaki grup toplantısından sonra MGK’nın kasım ayı olağan toplantısına başkanlık ettiğini, çarşamba günü Orman ve Şu İşleri Bakanlığı’nın toplu açılış töreninde yatırım bedeli 7,7 milyar lira olan 375 eseri ülkeye kazandırdıklarını hatırlattı.

“Bu toplantıda ana muhalefet partisinin başındaki zatın, grup kürsüsünden salladığı kağıtların, yalan ve iftira olduğunu millete anlattıklarını” belirten Erdoğan, günlerce kamuoyunu, “Cumhurbaşkanı’nın yakınları, yurt dışındaki bir şirkete milyonlarca dolar para gönderdi” diyerek aldatan şahsın ipliğini pazara çıkardıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle;

– Belge olarak salladığı kağıtlarda da zaten hiç bir bilgi yer almamaktadır. İddiasını ispat etseydi cumhurbaşkanlığı makamından ayrılacaktım. ortada para gönderme işi olmadığına göre aynı tavrı kendisinden bekliyorum.

Ambargo davası

– ABD’deki dava hukukla, adaletle, ticaretle ilgisi olmayan bir ‘cambaza bak’ oyunudur. Amerika’da ülkemizdeki 28 Şubat dönemine benzer bir dönem yaşanıyor. Bizim muhatabımız seçimle iş başına gelmiş yönetimdir. Yani Sayın Trump’tır. Nitekim seyrine baktığımızda bu davanın ülkemizi bölgedeki kazanımlarından vaz geçirmek için gündemde tutulduğu görülüyor. öncelikte bu davanın ne olduğuna bakmakta fayda var. İddianameye göre Türkiye İran’dan aldığı doğalğazın parasını İran’a aktarmış. Türkiye komplo kurmakla suçlanıyor. Esasen ABD’nin ambargosunu batılı ülkeler delmiştir.

“Bu dava, FETÖ’nün tam göbeğinde olduğu uluslararası bir darbe girişimidir”

– Bu davanın Amerikan medyasındaki yansımaları bambaşka. Rusya, Fylnn, Trump  başlıklarıyla beraber değerlendiriyor. Bu dava ABD siyasetindeki büyük çekişmenin bir aracı olarak algılanıyor. Davanın iddianamesindeki komplo iddiası doğrudur. Ama bu komplo ABD’ye değil, Türkiye’ye karşı kurulmuştur.

– Bu dava, FETÖ’nün tam göbeğinde olduğu uluslararası bir darbe girişimidir. ABD’ye sesleniyorum. Hala 15 Temmuz darbe girişimini anlamadınız mı? Kimsenin Türkiye gibi bir ülkeyi ABD iç siyasetindeki çekişmenin,görüş ayrılıklarının malzemesi olarak görmeye hakkı yoktur.

“Türkiye DEAŞ ile savaşan tek NATO ülkesidir”

– Bize kimse DEAŞ ile mücadelede ahmak kesmeye kalkmasın. Rakka operasyonundaki DEAŞ militanlarınnı sürüleceği yer Mısır, San’a çölüdür. Türkiye DEAŞ ile savaşan tek NATO ülkesidir. Teröriste hangi isim verlidiğinin, hangi üniforma giydirildiğinin bizim için bir önemi kalmamıştır.

– Türkiye’ye her türlü tuzağı kuranlara tahammül etmek zorunda değiliz. Bundan sonra kimin sahada ne yaptığına bakacak ve ona göre hareket edeceğiz.

“Kudüs Müslümanların kırmızı çizgisidir”

– Amerikan’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyacağı haberleri beni çok üzdü. Sayın Trump, Kudüs Müslümanların kırmızı çizgidir. Bu bizim diplomatik ilişkilerimizi İsrail ile koparmaya kadar gidebilir. Amerika’yı buradan bir kez daha ikaz ediyoruz. Böyle bir adım atamazsınız. Böyle bir adım atılırsa İslam İşbirliği Zirvesi’ni İstanbul’da toplarız. Amerika bütün işleri bitirdi de bu mu kaldı. DEAŞ’la mücadeleyi bitirdi de bu mu kaldı?

“Türkiye BM kararlarına uymuştur”

– Türkiye tüm ülkeler için bağlayıcı olan BM karalarına uymuştur.

– Batı 15 Temmuz’dan 3 gün 5 gün geçtikten sonra bizi aramaya başladı. Gittiler gidiyorlar dediler. Ama onların hayalleri 16 saat sürdü. Milletimiz bunların siyasi ayaklarına her zaman dersini verdi. Çünkü dünya beşten büyüktür diyerek küresel düzene baş kaldırmamızı sağladı. Türkiye asla şu veya bu coğrafyanın güç odağını kayıtsız şartsız tabisi olamaz. Bu millet bugüne kadar kula kul olmadı bundan sonra da olmayacaktır.

YPG’ye verilen silahlar

– Nerede kullanacak bu silahları Amerika? DEAŞ diye bir şey mi kaldı ortada? Suriye’ye karşı mı kullanacak? Irak’a karşı mı kullanacak? Yok. E kime karşı kullanacak? Ya İran, ya Türkiye, sıkıysa Rusya. Şimdi ben doğruları söylemek zorundayım. Ben bunu Sayın Trump’ın kendisine de söyledim. Verdikleri neydi biliyor musun? “Bütün seri numaralarını belirledik, DEAŞ gidince silahları alacağız’ E silahlar hala geliyor, niye üslerin sayısı artıyor?

Kusura bakmasınlar, adım adım her şeyi takip ediyoruz. Biz de gereği neyse bunu yapmanın mecburiyeti içerisindeyiz.

“Biz sadece ve sadece rabbimizin huzurunda eğildik”

– Buradan milletime soruyorum. Bugün bize yapılan şantaja boyun eğip, ülkemizin anahtarlarını bunların taşeronları olan FETÖ’ye ya da CHP’ye mi teslime delim? Yoksa her zaman olduğu gibi mücadele yolunu mu seçelim? Bu soruyu gittiğim her yerde milletime soruyorum, soracağım. Beşer planında, biz hiçbir gücün önünde eğilmedik, eğilmeyiz. Biz sadece ve sadece rabbimizin huzurunda eğildik.

– Unutmayın milletin kurduğu AK Parti’nin genel başkanı, ülkemizin halkın oylarıyla göreve gelmiş ilk cumhurbaşkanı olarak bu sorunun cevabını gayet iyi biliyorum. Milletimiz meydanı Gezi’de sokakları ateşe veren vandallara bırakmadı. Milletimiz, çukur eylemlerinde teröristleri açtıkları o çukura gömdü. Çünkü milletimiz 15 Temmuz’da FETÖ ihanet çetesinin karşısına dikilip destan yazdı.

“Hatta bazıları sevindiler, zil takıp oynayanlar oldu”

Ve Batı vesaire, bunlar en az 3-4-5 gün 1 hafta geçtikten sonra bizi aramaya başladılar. Hiç umurlarında bile olmadı. Hatta bazıları sevindiler, zil takıp oynayanlar oldu. “Gittiler, gidiyorlar” dediler. Gayet iyi biliyorum ama onların o hayalleri 16 saat sürdü. 16 saat sonra her şey bitti. Bu millet o akşam, o tankların topların F-16’ların karşısına o yürekleriyle çıktı ve onları püskürttü.

Taşeron açıklaması

– Sözlerime söz vermeden önce yaklaşık 900 bin çalışanımızı ilgilendiren ve kamuoyunda taşeron olarak bilinen düzenlemeye değinmek istiyorum. Kamudaki 450 bin ile belediyeler ve il özel idarelerindeki 400 bin işçimiz çalıştıkları yerlerdeki belediye iktisadi teşekküllerinde istihdam edilecekler. 23 bin mevsimlik işçilerin halen en fazla 5 ay 29 gün olan çalışma süreleri de 8 ay 29 güne kadar çıkartılabilecek. Kamuda 4C statüsünde çalışan kardeşlerimiz de 4B kadrosuna alınıyor. Böylece kamuoyumuzda uzun zamandır tartışılan bu meseleyi kökten çözmüş oluyoruz. Bu aradaki komisyonlar, taşeronlar tamamen ortadan kalkıyor. İşçi kadrosuyla görev alıyorlar. Belediyelerde de iktisadi teşekküllerinin personeli olarak göreve devam ediyor.

TRT HABER

CEVAP VER