Dünya istihbarat örgütlerinin istihbarat kaynağı: Metafizik istihbarat

0

Parapsikoloji yardımıyla kriminal olayların çözülmesi, polisiye Hollywood filmlerinde zaman zaman rastladığımız bir sahne. Dünya genelinde CIA, KGB gibi istihbarat örgütlerinin de faydalandığı bilinen ‘metafizik istihbarat’, Türkiye’de de Ortaköy saldırganının yakalanması sonrası gündeme geldi. Bu konuda faydalı paylaşımlarda bulunan Kürşad Berkkan ve Hakan Kenan’la metafizik istihbaratın ne olduğunu konuştuk

kursat beyIşınsu Kaygusuz/FORUM USA Katilin uzun süredir bulunamadığı cinayeti çözmeye çalışan bir dedektif… Araştırmalar, kriminal incelemeler, bulgular katil yada katillerin kim olduğunu söylemeye yetmiyor. Ve sonra devreye parapsikoloji ile uğraşan biri giriyor. Olay yerinde polislerden farklı olarak yaptığı incelemeler, dedektifle yaptığı konuşmalar ve ardından verdiği istihbaratlarla cinayet çözülüyor… Hollywood polisiye filmlerinde zaman zaman rastladığımız enteresan bir konu çoğumuz için. Olayların bu şekilde çözülebileceğine inananlar olduğu kadar inanmayanlar da var.
Metafizik istihbarat; yani gözle görünmeyen varlıklar aracılığıyla belli bir olayın çözümüne yardımcı olunması merak uyandıran bir konu. Terör olaylarının yada asayiş suçlarının çözümünde güvenlik güçlerinin, devlet yetkililerinin zaman zaman bu tarz hizmet veren kişilerden yardım aldığı gündeme gelse de bu konu hep geri planda tutuluyor.
Kürşad Berkkan ve Hakan Kenan da Türkiye’de metafizik istihbarat paylaşımlarıyla dikkat çeken iki isim. Özellikle yılbaşı gecesi İstanbul Ortaköy’de 39 kişinin öldüğü terör saldırısının ardından yaptıkları isabetli istihbarat paylaşımları gözlerden kaçmadı.
Türkiye’de bu konuda çalışmaları olan Kürşad Berkkan ve Hakan Kenan, metafizik istihbaratın ne olduğunu anlattı.

Biz sizi Reina olayındaki metafizik istihbarat konusunda yapmış olduğunuz paylaşımlar ile tanıdık. Okurlarımızın da sizi tanıması açısından kısaca kendinizden söz edermisiniz ?
Kürşad Berkkan: Benim asıl mesleğim gazetecilik, ancak yazmak bir aşk olduğu için aşka sevdalanarak yazmaya başladım. Şuan yayınlanmış 12 kitabım var bunlar; İlluminati, Gizli Örgütler ve Tarikatlar, Rothschild Ailesi, HAARP, Hasan Sabbah ve Haşhaşiler, Dünya’yı Yöneten Gizli Cemiyetler Ufo Dosyası, gibi pek çok konu da kitaplarımız bulunuyor. Ve son olarak ise Türkiye’de ilk defa bu konu da yazılmış bir kitap olan “İngiliz Derin Devleti” isimli kitabımız çıkmış bulunuyor. Bununla birlikte özel bir televizyon kanalında her cumartesi canlı yayın gerçekleştirdiğim gibi kitaplarım ile ilgili de çok sayıda tv programına konuk olarak insanlarla bildiklerimizi paylaşmaya çalıştık.
Hakan Kenan: Ben küçük yaşlardan beri cinlerle irtibatta olan birisiyim. Bu konunun elbette ki eğitimini de aldım ve sadece metafizik eğitimi değil, bioenerji ve buna benzer eğitimleri de alarak ticari anlamda da Türkiye’de “Medyumluk” olarak ifade edilen mesleği icra etmeye başladım. Danışanlarımıza bu konularda destek verdiğimiz gibi insan öğrendikçe öğrenmeye olan ihtiyacını anlar düşüncesi ile kendimizi de yetiştirmeye, geliştirmeye devam ediyoruz.

“Toplumların algı düzeyi şimdilik buna İzin vermiyor. Ancak bazı itraflar, ortaya çıkan belgeler, görgü tanıkları İse bir çok operasyonun deşifre edilmesini sağlıyor.”

Metafizik istihbaratta cinlerin kullanıldığını söylüyorsunuz, cinlerle insanlar irtibata kolay girebilir mi?
H.K: Hayır, tabi ki bu kolay değildir. Günümüzde bununla ilgili piyasada çok sayıda kitap ve çok sayıda cin çağırma daveti vardır ancak bu cin çağırma seanslarıyla olacak şeyler değildir. İrtibata geçmek kolaydır ama nasıl bir irtibat?

Kast ettiğiniz nedir?
K.B: Şöyle açıklayabiliriz aslında; siz bir gazetecisiniz, bir kuruluşa röportaj yapmaya gittiğinizde o kuruluşta size yardımcı olacak ilgili kişiyi bulmak zorundasınız ki doğru düzgün bilgiler alabilesiniz. Yanlış kişilere giderseniz, sizi yanlış yönlendirir hatta sizi suistimal dahi edebilir. Cin davetleri veya cinlerle irtibat bahsi de böyledir. Evet, siz irtibata geçmek için girişimlerde bulunabilirsiniz ancak gelenin kim olduğunu bilmiyorsunuz çünkü görmüyorsunuz! Bakın bu bir denge meselesidir, yetenekli cinler yetenekli insanlar ile irtibattadır. Sizin yetenek seviyeniz ne ise size gelen cin de o seviyededir. Yani yetenekli cinlerle irtibat öyle sanıldığı gibi hiçte kolay değil ve ehliyetsiz kişilerin denemesi halinde de intihara veya cinayete kadar giden ağır bedeller ödetebiliyorlar.

Dinlerin bu konuya bakış açısı nasıl ?
K.B: Evvela Kur’an’da başlı başına bir sure var Cin Suresi. Cinlerin Hz. Muhammed Efendimize gelerek Kur’an dinlemelerini anlatan bir suredir. Yine bir çok ayette Cinlerin varlığından bahseder. Cinlerle istihbarat sağlanması hususunda ise Hz. Süleyman bahsinde bu konuyu görebiliyoruz. Mesela yine Tevrat’ın 1. Samuel 28:7 bölümünde cinci bir kadına danışmak isteyen bir kralın hikayesi anlatılır. Yine Zebur’un Mezmurlar 106:37 bölümünde cinlerle ilgili bahis bulunmaktadır. Ve yine İncil’de ise Matta 4:24 bölümünden başlayıp Yakup 2:19’a kadar pek çok bölümde cinler ve cinlerle istihbarat (bilgi alışverişi) bahisleri geçmektedir.
H.K: Tıpkı bizdeki gibi Cinlerin de dinleri mevcuttur. Bazı yeni şeyler duyuyoruz, cinlerin kendi dinleri olduğuna dair bazı iddialar dolaşıyor. Fakat böyle bir şey yok, kadim dinleri olabilir ancak cinler de biz insanlar gibidir, şeytana tapanlar, ateistler, deistler ve semavi dinlere inananlar olarak dörde ayrılırlar. Semavi dinlere inananlar Musevi, Hristiyan ve İslam inancına da sıkı sıkıya bağlıdırlar.

CIA, KGB, MOSSAD doğaüstü varlıkları kullanıyor 

Dünya istihbarat örgütlerinden metafizik istihbaratı kullanarak yapılan operasyon var mı?
K.B: Evet, dünya çapında yapılan operasyonlar olduğu iddia ediliyor ancak İstihbarat servisleri resmi bir ağızdan bunu tabi ki açıklamıyor. Malumunuz toplumların algı düzeyi şimdilik buna izin vermiyor. Ancak bazı itiraflar, ortaya çıkan belgeler, görgü tanıkları ise bir çok operasyonun deşifre edilmesini sağlıyor.

H.K: Enerji varlık olmaları, insanın görme algısının dışında kalmaları, onları görünmez kılıyor. İşte bu yetenekler sayesinde istihbarat örgütlerinin ilgi odağı oluyorlar. İsrail istihbarat örgütü MOSSAD, ABD istihbarat örgütü CIA, Rusya istihbarat örgütü KGB, İran istihbarat örgütü SAVAK, kulak hırsızlığı yaparak bilgi toplayan doğaüstü varlıkları en çok kullanan istihbarat örgütleri.
63K.B: Sovyetlerin cinler ile olan irtibatı ABD tarafından biliniyordu ancak bunu nasıl yaptıklarına ve istihbarat alanında hangi kollarda kullanabileceklerini araştırıyorlardı. CIA “Chatter Projesi” ile Cinleri kullandı. Üstelik çok ilginç bir şey söyleyeyim; cinleri ilk defa kullanmaları için destek sağlayan kişi ise Irak’ın devrik lideri Saddam Hüseyin’di. Daha sonra ise CIA Başkan Yardımcısı Richard Helms’in de önerileri ile “MK-Ultra” deneyleri başlatıldı ki bu deneylerde pek çok yöntem denendi ve bu yöntemlerden biri de cinler ile deneklere müdahale etme ve onlar üzerinde zihin kontrol uygulama projesiydi. Peki bunun delili var mı ? Evet! Delili ortaya çıktı bazı hususlarda CIA’in 20 bin belgesi mevcut ancak daha da detaylıları 1972 yılında bu gizli operasyonların başında olan CIA Başkan Yardımcısı Richard Helms’in emri ile yakılarak yok edildi. Yine bu operasyonların bazılarında bizzat bulunan Dr. Ewen Cameron’un 1950-1965 yılları arasındaki deneyleri ortaya çıktığında denekler de doktorda kısa bir zaman sonra ölü olarak bulundular. Sonuç olarak pek çok istihbarat örgütü cinleri ve buna benzer yöntemleri kullanmaktadır ve umut ediyoruz ki Türkiye’de bu doğrultu da çalışmalara imza atacaktır.

Bu konu da resmi girişimleriniz oldu mu ? Reina katliamcısının yakalanmasıyla ilgili metafizik istihbaratı polisle paylaştığınız söylendi. Nedir bu durum tam olarak?
K.B: Reina katliamcısı konusunda bir girişimimiz oldu. Üzerinden haftalar geçmesine rağmen bu terörist yakalanamadı. Biz ise kendi sosyal ağlarımızda tam bir hafta önce bunun duyurusunu yaptık ve terörist ile ilgili ayrıntıları yazdık. Bugün halen sosyal ağdaki dokümanlarımızda durmaktadır. Resmi olarak ise Reina soruşturmasını yürüten amirlerden bir tanesi ile irtibata geçtik. Bu kişinin ismi bizde saklıdır gerekirse gerekli mercilere bildirebiliriz. Bu emniyet mensubu kişiye bir Türk vatandaşı olarak ihbar etme hakkımızı kullanmak suretiyle Reina olayı hakkında bilgileri aktardık. Bu bilgileri istihbarat birimlerimiz resmi olarak bizden talep etmedi. Kesinlikle yanlış anlaşılma olmasın, biz ihbar etme hakkımızı kullanarak vatandaşlık görevi olarak elimizde ki bilgilerin tümünü soruşturmayı yürüten amirlerimizden birine ilettik.

Yaptığınızı iddia ettiğiniz metafizik istihbarat ile ilgili sonuca ulaştığınız çalışma var mı?
H.K: Tabi sadece bu olay değil, örneğin şuan Türk televizyonlarında bir dönem Müge Anlı hanım efendinin programına da konu edinilmiş olan kayıp Ayşe Çevik konusunu da aydınlatmak üzereyiz.

Adil Öksüz’de uzun süredir Türkiye tarafından aranıyor. Yurt dışına kaçtığı da söylendi. Sanıyorum sizin de Adil Öksüz hakkında çalışmanız vardı. Metafizik alemden bilgi var mı Adil Öksüz hakkında?
K.B: Bu çok çetrefilli bir konu, Adil Öksüz bizim de dikkatimizi çeken bir konu ve elbette ki ülkemize faydalı olmak için yerini bulmak isteriz. Ancak söylediğim gibi çetrefilli bir konu ve uğraşmak uğraşan kişiyi de uğraştırır bir çok anlamda. O yüzden bu konu devletimizin inisiyatifindedir.
H.K: Türkiye zaten Ortadoğu ve Avrupa’nın ortasındaki köprü görevi gören bir ülke bu nedenle stratejik önemi had safhadadır. Biz sadece ülkemize faydalı olmaya çalışıyoruz zira ateş hattında olan ülkemizde her gün bombalar patlıyor ve kaos ortamı oluşturmaya çalışıyorlar. Bizim gibi her birey potansiyel birer istihbaratçı gibi ülkesinin menfaati için bir şeyler yapmalıdır.

CEVAP VER