Kudüs neden İsrail’in başkenti olamaz

0

Beyaz Saray’dan, Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyacağı açıklamasının gelmesinden sonra tüm gözler bir kez daha Kudüs’e çevrildi. Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Sanders, Trump’ın, Tel Aviv’deki ABD Büyükelçiliğinin Kudüs’e taşınmasıyla ilgili kararını çarşamba günü (bugün) ilan edeceğini açıklamıştı. Müslümanların kırmızıçizgisi olarak adlandırılan Kudüs’ün İsrail’in başkenti olması uluslararası hukuk açısından illegal olmasının yanı sıra diğer birçok faktöre göre de Kudüs başkent olamaz

ForumUSA-Kenan SALA
ABD yönetimi tarafından 23 Ekim 1995’te çıkartılan Kudüs Büyükelçilik Yasası’na göre İsrail’in başkenti Tel Aviv’deki ABD büyükelçiliği Kudüs’e taşınacaktı. Yasanın en geç 31 Mayıs 1999’da yürürlüğe girmesi gerekiyordu. Söz konusu yasa 22 senedir Bill Clinton, George W. Bush ve Barack Obama’nın başkanlık dönemlerinde her 6 ayda bir “ulusal güvenlik” gerekçesiyle erteleniyor.
Fakat Trump yaptığı açıklamalarda Tel Aviv’deki ABD Büyükelçiliğinin Kudüs’e taşınmasıyla ilgili kararlı görünüyor. Kararın gün içinde açıklanması beklenirken birçok ülkeden tepkiler gelmeye devam ediyor.
Trump’ın açıklamalarından sonra başta Türkiye, AB, Fransa, Ürdün, Suudi Arabistan olmak üzere birçok ülke ve uluslararası kurum Trump’ın planını endişe verici olarak görüyor.

Kudüs’e 1947 yılında özel statü verildi

BM tarafından 1947 yılında Bölme Planı (Partition Plan) ile Filistin toprakları Yahudi ve Arap devletleri arasında bölündü. 1947 BM Bölme Planı uyarınca, Kudüs’e özel statü tanınmış ve uluslararası egemenliği kontrol altına alınmıştır. Bu özel statü Kudüs’ü üç din içinde önemli bir merkez olması üzerine kurulmuştur.  İsrail 1948 savaşında şehrin batı yakasının yarısını işgal etti. 1967’de yaşanan savaşta ise İsrail o dönem Ürdün’ün kontrolünde olan Kudüs’ün doğu yakasının yarısını işgal ederek bu bölgeleri kendi topraklarına kattı. İsrail bu topraklara doğrudan kendi yasalarını koyarak uluslararası hukuku ihlal etti.

BM’nin daha önce verilen başkent statüsünü geçersiz sayması kararı

İsrail Kudüs’ü işgal etmesinin yanı sıra orayı başkent yapmak amacından hiç vazgeçmedi. Nitekim 1980 yılında İsrail  “Kudüs Yasası” (Jerusalem Law ) isminde bir yasayı çıkardı. Yasada, ‘‘Kudüs tam ve birleşik bir şehirdir ve İsrail’in başkentidir.’’ İfadesi geçiyordu.
Birleşmiş Milletler 20 Ağustos 1980 yılında Karar 478(Resolution 478) uyarınca İsrail tarafından verilen bu tek yanlı işgalci antlaşmayı ‘‘geçersiz’’ kabul etti. Güvenlik Konseyi’nde alınan kararda 14 devlet hayır derken sadece ABD çekimser oy kullandı.

Uluslararası toplum Doğu Kudüs’ü işgal edilmiş olarak görüyor

İsrail’in 1967 yılında Doğu Kudüs’ü işgali etmesi, uluslararası hukuk uyarınca yasadışı sayıldı. Bu işgal diğer devletlerin yanı sıra BM tarafından da kınanmıştı. ABD de dâhil olmak üzere uluslararası toplum, Doğu Kudüs’ü resmi olarak işgal edilmiş toprak olarak görüyor. İsrail’deki Tüm yabancı elçilikler Tel Aviv’de bulunuyor.
Dünyanın hiçbir yerinde Kudüs’ün herhangi bir parçasının İsrail’in başkenti olarak gören devlet yer almıyor. Sadece Rusya, Batı Kudüs’ü bu yılın başında İsrail’in başkenti olarak gördüğünü söyleyen bir açıklama yaptı.

Kaçak yerleşimler ve Kudüs’te yaşayan Filistinliler

BM yasalarına göre Kudüs’te yapılan yasadışı yerleşimler Dördüncü Cenevre Sözleşmesine doğrudan aykırıdır. İsrail işgal ettiği Doğu Kudüs’te yaklaşık 200.000 İsrail vatandaşı ordu ve polis koruması altında yaşıyor.
İsrail’in Doğu Kudüs’ü de-facto olarak topraklarına katmasına rağmen orada yaşayan Filistinlilere İsrail vatandaşlığı tanımadı. Bugün, Doğu Kudüs’te 420.000 Filistinlinin “kalıcı ikamet” kimlik kartları var. Ayrıca, ulusal bir kimlik numarası olmamasına rağmen bu insanlar geçici Ürdün pasaportları taşıyorlar. Bu geçici pasaportlar onları tam bir Ürdün vatandaşı yapmıyor. Ürdün’de çalışmak için izin almaları ve devletin eğitim ve sağlık hizmetlerinden bir Ürdün vatandaşı gibi yararlanamıyorlar.

CEVAP VER