Onsekiz yaş meselesi

0

Geçenlerde “Aman ha, mutlaka 18 yaş olmalı!” diyorduk. “18 alt sınır” diyorduk. Şimdi tam tersi… “18 olmaz!” diyoruz!
Malûm, o evlilik yaşı konusuydu. Şimdiki konu milletvekili seçilme yaşı.
Öyle ya, 18 herşey için alt limit olacak yaş değil!
Ben, “18 olmaz” diyenlerdenim.
Onsekiz yaş lisenin bittiği yaş. Yani genç üniversiteye gidecek! Gitmeyecek mi? Milletvekilleri için üniversite mezunu olmak şartı yok. Kırkını, ellisini devirmiş, ilkokuldan sonra okumamış, okuyamamış, hayat üniversitesinde epey sertifika almış nice âkil ve ârif insanımız vardır, siyasete meraklı ve kabiliyetliyse pekâlâ seçimlere girebilir. Ama daha yolun başındaki gençlere üniversite yerine Meclis yolunu göstermek, “Yüksek tahsil yapmasanız da olur” anlamına gelmez mi? Artık parodiler yapılır: Üniversiteyi kazanamayan çocuğuna “Bari Meclis’e gir!” diyen ana babalar… Bir önceki nesli karıştırmayın, bugünün gençliği için yüksek tahsil olmazsa olmazdır. Dünyada büyük bir yarış var. Yüksek tahsil deyince sadece tıp, hukuk, mühendislik sahalarını kastetmiyorum. Hangi dalda olursa olsun, tarih, coğrafya, arkeoloji, antropoloji, meyve, sebze, çiçek ziraatı, hayvan yetiştirme, beslenme, çevre düzenleme…. Liseden sonra alınacak bir üniversite eğitimi gençlerin şahsiyetlerinin oluşmasında mühim bir devredir.
İkincisi: Askerlik ne olacak? İlgili değişiklik maddesinde “askerlikle ilişiği olmama” şartı var. Bu ne demek? Ülkemizde askere alınma yaşı 21. Yani “askerliği tecil ettirmiş olmak” mı kastediliyor. Ya da “Askerlik yapmasına mâni bir durum” mu olmalı?

Onsekiz yaşında, liseyi henüz bitirmiş, beş kuruş para kazanmamış, eli ekmek tutmamış, kendini herhangi bir konuda ispatlamamış, dünya görüşü yerli yerine oturmamış bir genci TBMM’ne yollamaktan ne gibi bir fayda sağlayacağımızı derin derin düşünüyorum.

Kızlar için mesele değil, fakat 19 yaşında delikanlı Meclis’e girdi, diyelim. (19 dedim, çünkü bunun kampanya dönemi var, hazırlıkları var, bir yılı bulur.) Askere bile gitmemiş bir çocuk! Anadolu’da askere gitmeyene kız vermezler, bilirsiniz. Anadolu insanının bir bildiği vardır! Askerliği 5 sene tecil. Beş sene sonra bir daha seçildi. On sene. “Görüyor musun, demek ki başarılı oldu da tekrar seçildi!” derseniz… Lütfen gözlerinizi realiteye açın. Ben 18-19 yaşında lise diplomasını henüz almış bir gencin sadece kendi gayreti ve becerisiyle, hiç “arkasız” seçimlere katılabileceğine ihtimal vermiyorum. Zira seçim yarışına girmek, her şeyden önce para gerektirir, çevre gerektirir. Dünyanın neresinde olursa olsun 18 yaşındaki gencin maddî varlığı baba parasıdır. (Batı ülkelerinde, özellikle Amerika’da cep harçlığı için lise yıllarından itibaren gençler çalışırlar, bizde o da yaygın değildir.) Gerekli para ve çevre belli ki aileden, aşiretten gelecektir. Filancaların çocuğu… O aile veya aşiret onu birinci defa seçtirebildiği gibi, ikinci defa da seçtirir, üçüncü defa da seçtirir. O zaman askerlik de tecil edilir durur!
Onsekiz yaşında, liseyi henüz bitirmiş, beş kuruş para kazanmamış, eli ekmek tutmamış, kendini herhangi bir konuda ispatlamamış, dünya görüşü yerli yerine oturmamış bir genci TBMM’ne yollamaktan ne gibi bir fayda sağlayacağımızı derin derin düşünüyorum.
Onsekiz yaşındaki gençler, eğer meraklı ve kabiliyetli iseler, tahsil hayatları devam ederken mahallî idarelerde, parti teşkilâtlarında görev alarak, oralarda parlayarak TBMM’ne hazırlansınlar. Şimdiye kadar ve hâlihazırda olduğu gibi.
Gençlere güvenmiyor musun, değer vermiyor musun, onları kaale almıyor musun?… Bırakalım bu demagojileri! Onlara değer ve önem verdiğim için, eğitim almaları gereken yaşta eğitim almalarını istiyorum. Hepimiz genç idik ve hepimiz çocuk yetiştirdik. Cenap Şahabeddin’in sözünü bir kere daha tekrarlamakta fayda var: Akıl yaşta değil, baştadır amma aklı başa yaş getirir.
Bu arada…. Sigara satın alabilme yaşını da 18’den 21’e yükseltmekte fayda vardır.

CEVAP VER