Trump’ın Esed’in üssünü vurması Suriye’de yeni bir politika mı, karizma gösterisi mi? 

0

Mustafa Tuncer

ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye’de 3 gün önce Beşsar Esed rejiminin kimyasal silah kullanarak 100’e yakın insanı katletmesine nasıl tepki vereceği merakla bekleniyordu.

Trump yönetimi, daha geçen hafta Esed’in geleceğine Suriye halkının karar vereceği yönünde sözler sarf etmişti. Bu sözlerin üzerine Esed’in kimyasal silah kullanımı adeta Trump’ın karşısına bir karizma imtihanı olarak geldi.

Trump’ın tepkisi hızlı oldu. Öncelikle Suriye’de çocukların rejimin bombaları altında ölmesinin kabul edilemeyeceğini belirtti, ve ardından  Obama yönetimine gönderme yaparak, “biz lafı uzatmayız, gereken neyse yaparız” dedi ve Suriye rejimine ait Sayrat Hava Üssünü 59 Tomahawk füzesiyle vurdu.

Bu gellişmeler ise Türkiye dahil bir çok Sünni Müslüman ülkede adeta Esed rejimine karşı bir zafer şeklinde yorumlandı ve ABD’nin dış politikasında yeni bir yola girildiği yönünde okumalara sebep oldu.

Burada cevap verilmesi gereken soru, ABD’nin bundan sonra ne yapacağı? Yani ABD, Suriye’de artık 6 yıldır izlediği politikayı değiştirecek mi?

Bu bağlamda  ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’un Esed’in askeri üssüne düzenlenen saldırı öncesinde yaptığı açıklamayı hatırlamak gerekiyor. Tillerson, Esed’in kimyasal silah saldırısından sorumlu olduğunu ve gerekli cevabın verileceğini belirtmişti. Tillerson, ani konuşmasında, Suriye’de önceliğin DEAŞ olduğunu, Esed’in Suriye’deki rolünün bittiğini fakat önce Suriye’deki iç savaşın sona ermesi gerektiğini ve bu şekilde siyasal bir geçiş olabileceğini vurgulamıştı.

Yani, Trump’ın hayatımıza iki günlük kattığı heyecan Tillerson’un sözleriyle daha gerçekçi bir hal aldı. O gerçekte şudur ki, ABD’nin Suriye politikasında herhangi bir değişiklik olmayacak. ABD, Esed’ten boşaltacağı alanın DEAŞ tarafından doldurulacağını düşünüyor. Bu bağlamda ABD’nin muhaliflere herhangi bir sorumluluk verme, ya da o boşluğu muhaliflerle doldurmak gibi bir niyeti yok.

Türkiye’de bu saldırının okuması yapılırken gözden kaçırılan önemli nokta ise, Trump’ın Beyaz Saray’daki konumu. Göreve geldiğinden bugüne Kongre, Demokratlar, İstihbarat ve medya tarafından baskı altında olan Trump, neredeyse hergün ortaya yeni bir skandal getirerek, gündemi değiştirmeye ve bu arada Beyaz Saray’a yerleşmeye çalışıyor.

Bu süreç içerisinde ise Trump’ın en fazla ihtiyaç duyduğu nokta, karizma sorunudur.

Trump’ın Rusya’ya rağmen Esed’in askeri üssünü vurmuş olması kendisine yeni bir alan açmakta ve Putin’in kucağında oturduğu yönündeki eleştirilere de cevap niteliği taşımaktadır.

Her ne kadar Trump’ın Esed rejimini vurması sevinçle karşılanmış olsa da, şunu gözden kaçırmayalım; Trump, Esed’in saatler öncesinden temizlediği askeri hava üssünü vurdu ve bir elin parmağını geçmeyecek sayıda askerini öldürdü.

Yani ABD’nin saldırısı, Esed’in Suriye’de askeri manevralarını etkileyecek bir saldırı değildi. ABD’nin bu saldırının devamını getirerek Esed’i farklı noktalarda da vurması beklenmiyor.

Kısacası, ABD Esed’e bir çizgi çizmiş oldu, ve o çizginin sınırlarını bu saldırıyla gösterdi. Trump ise, önümüzdeki günlerde Obama’nın kırmızı çizgilerine atıfta bulunarak, bu saldırı üzerinden bir karizma oluşturmaya çalışacaktır.

Saldırı üzerinden ABD’nin dış politikasında herhangi bir değişikliği beklemek su an için erken, fakat Trump, bu saldırı üzerinden iç polikada kendisine bir alan açarak Rusya’nın etkisi altında olmadığını, ve çizdiği çizginin ise geçilemeyeceğini göstermiş oldu.

CEVAP VER