“Yirmi yıl gecikmiş hizmetleri yapmanın mahcubiyeti içindeyiz”

0

Diyanet İşleri Başkanı Görmez, “Diyanet İşleri Başkanlığı olarak on yıl, yirmi yıl gecikmiş hizmetleri yapmanın mahcubiyeti içindeyiz. Eğer biz bu mahcubiyetleri yaşamasaydık, bu millet başkaları tarafından kırk yıl aldatılmayacaktı” dedi

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, “Diyanet İşleri Başkanlığı olarak on yıl, yirmi yıl gecikmiş hizmetleri yapmanın mahcubiyeti içindeyiz. Eğer biz bu mahcubiyetleri yaşamasaydık, bu millet başkaları tarafından kırk yıl aldatılmayacaktı” dedi.

Görmez, bir dizi programlara katılmak üzere geldiği Konya’da, Mevlana Kültür Merkezi’nde düzenlenen Uluslararası Öğrenci Programları Mezuniyet Töreni’nde, Asya’dan, Afrika’dan ve dünyanın çeşitli yerlerinden gelen öğrencilere, “Hoş geldiniz” diyerek, Türkiye’ye geldikleri için teşekkür etti.

Uluslararası imam hatip projesinin küçük bir okulda başladığına dikkati çeken Görmez, bu okulların günümüzde binlerce öğrencisi olduğunu, İstanbul, Bursa, Konya, Kayseri ve Sivas’ta uygulandığını anımsattı.

Görmez, uluslararası imam hatiplerin yakın gelecekte Türkiye’nin her ilinde açılacağını ifade ederek, bu okullarda dünyanın her tarafından öğrencilerin eğitim alacağını dile getirdi.

“Hiçbir insanın, Müslümanın kalbini kırmayan bir ecdanın çocuklarıyız”

Programda, Konya Mevlana Uluslararası İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin okuduğu şiirden duygulanan Görmez, şöyle konuştu:

“Hem yüreklerimizi sızlattı, hem de yüreğimizi coşturdular. Onlara teşekkür ediyorum. Onlardan aldığım ilhamla yedi kıtaya hitap ederek, her bir kıtaya gidecek sevgili öğrencilerimizden söz alarak konuşmamı tamamlayacağım. Ata yurdumuz Asya kıtasına, bin yıl ayakta duran İslamın ilim merkezlerini ilimle, hikmetle, irfanla aydınlatan Maveraünnehir Medeniyetinin; iman ilim irfan boyutlarını yeniden ayağa kaldıracağınıza söz veriyor musunuz? Kafkasyadan gelen çocuklarımız, Şeyh Şamil’in o muhteşem imanını temsil ediyorlar. Yüz yıllık fetret döneminden sonra komünizmin, ateizmin o bütün insanların fıtratını tahrip eden düzenlerin yüz yıllık hasarını tedavi etmeye, dertlerine derman ve şifa olmaya söz vermeniz gerekiyor. Cenabı Hakk, bu uğurda yardımını ve lütfunu sizden esirgemesin. İnşallah bir gün gelecek Maveraünnehir Medeniyeti’nin çocukları İmamı Buharilerin, İmamı Serahsi’lerin, İbni Sina’ların evlatları yeniden İslam medeniyetini kendi topraklarında barış, kardeşlik içerisinde temsil edecekleri o günü hep birlikte özlediğimizi ifade etmek istiyorum.”

Görmez, Balkanlardan gelen öğrencilere yönelik ise Osmanlıların o topraklarda beş asır hüküm sürdüğünü anımsatarak, “Beş asır birlikte yaşadık ama hamdolsun hiçbir kıtada hiçbir insanın, Müslümanın kalbini kırmayan bir ecdadın çocuklarıyız. Yedi kıtaya ulaşan ecdadımız, hamdolsun bize arkalarından bir tek Allah’ın kulunun ‘bizi sömürdüler’ dedirtmedikleri için onlara rahmet gönderiyoruz. Başka ülkeler başka ülkelerde 20 sene kaldılar bütün dillerini, dinlerini ve inançlarını kaybettiler. Ecdadımız dünyada beş asır hüküm sürdü hiç kimsenin diline, dinine ve mabedine dokunmadan İslamın barış, adaletini insanlığa gösterdikleri için onları rahmetle yad ediyoruz.” diye konuştu.

“Diyanet sadece Türkiye’nin Diyaneti değil”

Avrupa’da yaşayan Müslümanların, Avrupa’ya rağmen mabetler yaptığını, dernekler kurduğunu ve Müslüman kimliklerini muhafaza etmek için her türlü çabayı ve gayreti sarf ettiklerini anlatan Görmez, onların çocuklarının Türkiye’ye geldiğini ilahiyat okuduğunu ve ilim tahsil ettiğini bildirdi.

Görmez, şöyle devam etti:

“Avrupalı komşularınıza, göğsünü gere gere şöyle diyebilirsiniz, ‘Farklı inançları, kültürleri ve mabetleri yan yana yaşatma konusunda çok genç ve tecrübesizsiniz. Biz size yardımcı olmaya geldik’ diyeceksiniz. Onlara, ‘önce İslamın merkezlerinde Orta Doğu’da savaşlar çıkarttınız. Büyük katliamlar oldu, çocuklar öldü, kadınlar dul kaldı milyonlarca insan katledildi. Orada, şiddetin gölgesinde vahşetler üretildi. Bizzat sizin silahlarınızla vahşetler işlendi’ deyin, olur mu. Coğrafyamızda işlenen bütün vahşetler sizin ürettiğiniz silahlarla işlendi. Bu vahşetler sizin dünyanıza korkular getirdi. Kalplerinize İslamofobik nefretler, düşmanlıklar yerleşti. Avrupalı dostlarınıza, ‘Biz kalbinizi saran hastalıklarınızı tedavi etmeye geldik’ diyeceksiniz. Bunu yaparken hiç gururlanmayacaksınız.”

“Sahte Türkçe olimpiyatlarıyla bu millet yanlış yönlere sevk edilmemiş olacaktı”

Türkiye’nin sadece Türkiye’den ibaret olmadığına işaret eden Görmez, “Türkiye, Türkiye’den çok büyük. Diyanet de sadece Diyanet’ten ibaret değil. Biliniz ki Diyanet sadece Türkiye’nin Diyaneti değil.” diye konuştu.

Görmez, öğrenci velilerine teşekkür ederek, şunları kaydetti:

“Diyanet İşleri Başkanlığı olarak on yıl, yirmi yıl gecikmiş hizmetleri yapmanın mahcubiyeti içindeyiz. Eğer biz bu mahcubiyetleri yaşamasaydık, bu millet başkaları tarafından kırk yıl aldatılmayacaktı. Sahte Türkçe olimpiyatlarıyla bu millet yanlış yönlere sevk edilmemiş olacaktı. Yüz bini aşkın din gönüllüsü kardeşimizle beraber Türkiye’nin her tarafında kapı kapı gezerek, cadde cadde, sokak sokak mihrabın ruhunu minberin ilmini kürsünün nasihatini sadece camiye saklamayıp şehirlerin ruhlarına evlere, hanelere taşımak zorunda olduğumuzu tekrar ifade ediyorum.”

Görmez daha sonra Uluslararası İlahiyat Projesi ve Uluslararası İmam Hatip Lisesi Projesi kapsamında mezun öğrencilere geçici diplomalarını verdi.

AA

CEVAP VER